Yukarı Çık

Çalışan Anne

      Eklenme Tarihi :12.07.2013 17:59:15 Okunma Sayısı :3645          
 
Belki de 4 aylık doğum iznimizin, bebeğimizle geçireceğimiz süresinin uzun olsun diye, sağlığımız çok el vermese de son haftamıza kadar işe gidip geldik, biriktirebildiğimiz kadar yıllık izin biriktirdik. Daha o zamandan başladık bebeğimiz için fedakarlığa. O küçücük, mis kokulu yavrumuzu kucağımıza aldığımızdaki tarifsiz mutluluğumuzun, doğum iznimizin sonuna yaklaştıkça nasıl da tarifsiz strese ve kaygıya dönüştüğünü neredeyse hepimiz yaşadık.

Belki de hayatımızın en zor kararlarını bu dönemde aldık: Çalışmaya devam mı edeyim, işi bırakayım mı yoksa ara mı vereyim. İyi bakıcı bulur muyum, annem mi baksın, kayınvalidemi mi çağırayım. 3 yaştan küçük acaba kreşe verebilir miyim..? Sorular, sorular, ikilemler, stres, endişe, herkes için iyisi olması adına; çokça düşünülmüş zor kararlar:

ZOR KARAR 1: İŞE DÖNÜYORUM

Belki 2 aylıkken; en iyi ihtimalle 4 aylıkken... O vakte kadar her sabah koynunda uyuttuğun miniminnacık bebeğinden bir alarmla; bir saat sonra da bir öpücükle ayrılmak… Keşke bu kadar kolay olsaydı. Gece boyunca defalarca uyanmak, belki birkaç dakika belki birkaç saat uyanık kalmak, sesi en düşük seviyede kurulmuş alarmı o yorgunlukla duyabilmek için diken üstünde uyumak… Yeni bir gün ama yorgun bir beden ve tüm yoğunluğuyla akşam ettirecek bir iş. Bir gözün hep saatte, bir gözün ise en kıymetlinde. 15 dakikan süt sağmak için rezerve, o araya sıkıştırabiliyorsan 3-5 zeytin yemeyi, şanslısın. Bebeğe bakacak olan evdeyse de şanslısın, yoksa bir de bakıcıyı bekleyeceksin, ‘ben gidiyorum; kuzuma iyi bak emi’ demek için. Belki serviste biraz uyuklarsın. Toplu taşımayla gidiyorsan işe, yolda iyice ayılırsın. 

“ Nihayet işteyim, midemi de yakıyor ama bir kahveyle kendime geleyim… Raporlarımı hazırladım, Levent beyi aradım, Aysun hanımla randevulaştım. Bir de kuzumu arayayım, ne yapmış bitanem, çok ağlamış mı benden sonra, biraz kabızdı kaka yapabildi mi acaba, sütünün hepsini içti mi..?  Eve kamera koysam mı ki, yok ya Sevda hanım çok iyi biri, gözü gibi bakıyor benim sütkuzuma, yapmaz öyle şey, yapmaz değil mi?

Öğlen arası olmuş bile, yemekten sonra da süt sağarım. Şefe de kaç kez söyledim, tuvalette çok zor oluyor sağmak, bir yer ayarlansa, birkaç ay en azından, hep tamam diyor; ben hala buradayım. Şu klozetin kapağını kapatıp bir de peçete yayıp biraz uyusam ya, ha unutmadan mola bitimine de şu saati kurayım… bip biiip bip biiip…  

Dosyalar, imzalar, asıllar, nüshalar… Akşam olsa da gitsek, neyse ki 1.5 saat erken çıkıyorum, hoş o da yolda geçiyor ya… Yol ise; kuzumu düşünmekle, ertesi günü planlamakla, herşeyde vicdan muhasebesi yapmakla, yavrumu bıraktım diye önce kendimi suçlayıp, sonra iyi yaptığımı düşünmekle…

Ben geldiiimmm… Nerde benim küçüğüm, canım yavrum? Naptınız bugün Sevda Teyzesi, üzdü mü seni, özledi mi beni? Akşama kadar burnumda tüttü yavrumun o mis bebek kokusu…”

Bakıcı yemeğini de yapıyorsa şükret, yapmıyorsa işten sonra bir de mutfağa giriş, ev zaten alıp başını gider; her yer her yerde, hafta sonu halledersin, ortalık dağınıklığını topla yeter ya da eşine ağla ‘yetişemiyorum, az yardım et’ diye, ikna edebiliyorsan da şanslısın. Hadi bakalım, sabaha kadar ki mesain başlamıştır, kuzucuğa rezervesin. Uyuduğun uykuysa İyi Geceler…

ZOR KARAR 2:İŞTEN AYRILIYORUM

...öyleyse dedi genç kadın. 5 yıldır çalıştığı firmadan aranıp da; senelerdir herkese ama herkese, ta ki sıra ona gelinceye kadar, 1 aylık toplu kullandırdıkları süt iznini; bundan sonra toplu kullandırmayacaklarını son dakikada söylediklerinde. Firma ‘gel başla hemen’ diyordu. Genç kadınsa neden son dakikada bu kararı aldıklarını soruyordu. Biri doğru, biri çok çirkin iki cevap aldı: 1 aylık toplu izin kullandırmak firmamızın insiyatifiydi (bu doğru), artık kaldırdık. İkincisi ise: Sizin bir sene daha, bu firmada çalışmanızın garantisi olmadığı için, bundan sonra kimseye hakkını toplu kullandırmayı düşünmüyoruz (bu ifade ise çok çirkin). “Keşke son dakikada değil de; ben izne çıkmadan önce bildirseydiniz bu gerekçeli! kararınızı; ona göre plan yapardım, 1 ay önce işe başlayacaksam ona göre bakıcıyı ayarlardım ya da departman müdürüme işe döneceğime dair söz vermemiş olurdum.” diyerek çıkıştı genç kadın. 

Bir tarafta 3.5 aylık biberon almayan, normalden küçük doğmuş ancak anne sütüyle güzel gelişen bebeği evde birileriyle bırakmak; bir tarafta artık onu maddi manevi pek de mutlu etmeyeceği anlaşılan işi bırakmak. 

Gerçekten zor bir karardı genç kadın ve ailesi için. Eve giren çift maaş teke düşecekti en başta, ev kredisi bir yandan. Herşeye rağmen terazi bebeğinden yana ağır bastı. Onun da hayatta çok önemli bir gerekçesi! vardı artık…

   
 
       
Yorumlar
   
Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı 
 
Yorumlar Yaz  
   
Adınız Soyadınız
Yorumunuz