Yukarı Çık

Evin Küçüğü

      Eklenme Tarihi :14.07.2013 15:55:12 Okunma Sayısı :3572          
 
“Ama anne, ben bir şey yapmıyordum, gerçekten, o geldi aldı elimden, sonra da bozdu oyunumu... Versin benim oyuncağımı yaa…” Anne sakinleştirmeye çalışarak: “Ama o senin kardeşin tatlım, o küçük; sen ablasın, sen ağabeysin… Bu sefer ona verelim, biz başka bir şeyle oynayalım, hadi…” Abla ya da ağabey çok da ikna olmayarak: “Yaa, hep böyle oluyor ama neden?”

Kim istemişti ki abla, ağabey olmayı oyun çağlarında? Önceleri her şeyi tek başlarına kullanırken, şimdi küçük kardeşleriyle paylaşmak zorundalar. Küçük ise hayata 1-0 önde başlıyor, abla-ağabeyden kalanlar, ona alınanlar, hediye gelenlerle her şeyi hep bolluk yaşıyor.

Okul çağlarında da küçüğün avantajları devam ediyor; soracağı, danışacağı aynı yollardan geçmiş bir yol göstericisi hep oluyor. Hatta arkadaşta kalmak, partilere izin koparmak gibi bazı tabular zamanında kırılmış olduğundan, izin konusunda da çok gayret göstermesi gerekmiyor. Hiç işin içinden çıkamazsa “Ablama-ağabeyime izin vermiştiniz ama…” diyerek vicdan yaptırtıyor.

Ebeveynler de nedense bazı şeyleri büyükler yapınca kızarlarken, küçük yapmışsa görmezden gelebiliyorlar ya da affedebiliyorlar. Arada 1-2 yaş olması bile bazen ablayı ağabeyi kurtarmıyor. Hatta küçüğün yaptığı hatadan, mesul bile tutulabilirler. “Niye bakmadın kardeşine?” azarını çokça işitmişlerdir.

Hep avantajlı değil ya küçükler, sorsan onlar da hep büyük olmak isterler. Zaman da geçse, yaşça 20-30... da olsalar; onlardan büyük olduğu sürece, küçük hep küçük kalıyor...

   
 
       
Yorumlar
   
Ebru Delikanlı 09.08.2013 15:01:55
Kesinlikle katiliyorum. Sevgili ablalarim sayenizde hayata 1-0 önde baslasam da su an 27 yasindayim ama hep ailemin gozunde kucugum, kucuk kalacagimi da biliyorum :)
 
 
Yorumlar Yaz  
   
Adınız Soyadınız
Yorumunuz