Yukarı Çık

Hastanede Bebeği Karışan Annenin Hikayesi-Bölüm1

      Eklenme Tarihi :14.04.2014 00:20:15 Okunma Sayısı :7061          
 

                                                                                                                                                                04/01/2014

Anne olmak...

                Şu an 37 hafta 5 günlük hamileyim. Umarım sağlıklı bir şekilde bebeğimi kucağıma alırım. gerçi halen hamilelik fikrine, anne olma fikrine alışmadım çok garip geliyor. İçimde kıpırdanan bir şey var şuan ben yazarken :))) 

                Evliliğimin ilk yılı doğum kontrol hapı ile korunmuştum. İkinci yıl korunmayı bıraktım ve 2 yıl kadar bekledik bebek sahibi olmak için ama kısmet olmamıştı. Bebek istediğimizin 1. Yılından sonra doktora gittik hangi doktora gidersem gideyim; bunun normal olduğunu, şartlanmamamız gerektiğini söylüyordu. Ee bu sırada aileler de benim hap kullandığım için hamile kalamadığım yargısı vardı; gerçi kimse cesaret edip yüzüme söylemiyordu ama ben başkalarından duyuyordum ve çok sinirleniyordum. Normal olarak yüzüme söylemedikleri için gerekli cevabı da veremiyordum. Halbuki aynı hapı kullanan bir arkadaşım hapı bıraktığı ay hamile kalmıştı. Tüplerin açık olup olmadığını tespit etmek için rahim filmi çekildim hiç bir problem olmadığı söylendi. En sonunda eşim de doktora gitti ve sorunun benden değil de ondan kaynaklandığı tespit edildi.  Hücreler uyuşukmuş, yolun yarısında ölüyorlarmış :)))  Yani bu durum ( maalesef bencillik olacak ama) hoşuma gitti, çünkü hap kullanmakla suçlayan eşimin tarafıydı.  Neyse ilaç verildi vs ama ilaçlar da eşime dokunuyordu biz de kullanmayı bıraktık. Kendimizi hazır hissettiğimizde tüp bebek tedavisine başlamaya karar vermiştik. Sonra beklenmedik şekilde hamile kaldım. Nasıl hamile kaldığım muamma gün sayma vs hepsi boş, olacaksa oluyor işte. Sanırım rahat olmak gerek, bu konuda çok takıntı yapmıştık ve her ay beklenti içindeydik, tüp bebek olayına karar verince artık düşünmeyi bıraktık. Planlı olmamasına seviniyorum bir yerde aşk çocuğu oldu yani :))

                Öğretmen olduğum için hamile kalmaya en uygun zaman mayıs haziran aylarıydı ki seneye doğum ocak ayında gerçekleşirse doğum izni vs ile ikinci dönemi kapatıp çocuk 9 aylık olana kadar ben bakabilirim diye düşünüyordum.  Sanırım bilinçaltıma işledim bu takvimi farkında olmadan beynimi şartladığım için de mayıs ayında hamile kaldım ya da kısmet takdir-i ilahi bilemiyorum sonuçta Allah gönlüme göre verdi,  çok şükür.

                Hamile kaldığımı hissettim. "Anlıyor insan" demişti bir arkadaşım gerçekten garip bir şekilde anlamıştım. Tabı kalp atışlarını duyana kadar hiçbir şeyin garantisi yok dedi doktor. 7. haftada kesinleşti duyduk o büyülü sesi. Lakin zamansız kanamalarım oluyordu bir kaç kez hastanede yatmak zorunda kaldım düşük tehlikesi vardı. Normalde güne 6.30 da başlar 14.30 a kadar okulda ders kurs vs artı evde de 16.00 de başlayıp bazen 19.00 bazen 21.00 a kadar özel dersim olurdu yani yoğun hareketli bir tempom vardı. Düşük tehlikesinden dolayı rapor aldım ve yatmak zorunda kaldım. Psikolojik durumum bozuldu, evde yalnız olmak sürekli yatmak beni rahatsız ediyordu. Bir de kendimi sorgulamaya başladım; annelik başarabileceğim bir şey miydi? Gerçekten anne olmayı istiyor muydum? Hayallerime ulaşabildim mi? Çocuğuma neler verebileceğim?  Kendimi ne kadar gerçekleştirdim? vs tonlarca soru aklımda cevaplar net değil... Halen bazı soruların cevaplarını veremiyorum.

  Hastanede doktor benden daha tedirgin ve telaşlı oluyordu bebeğe bir şey olacak diye.  Sağlıklı bir bebek ise hamilelik devam eder değilse sonlanır diye bende aşırı önlemlere gerek duymuyordum. Kendimi hep olumsuza hazırlarım ki gerçekleşirse yıkılmayayım diye. Çok bağlanmak istemedim bebeğe kaybetme olasılığım fazlaydı.  2 kez hastaneye yattım, arada bir geceleri sabahlara kadar müşahede altında kalmalarımı saymıyorum. Sonuçta hamileliğim devam etti. Benim kızım da benim gibi inatçı, mücadeleci, kolay pes etmeyen bir bebek olacak diye düşünüyorum. E aynı burç olacağız oğlak; inatçılık ruhumuzda var :)))

                                                                                                                                                28/02/2014

                               

Hamileliğimin başlangıcı sorunluydu belki ama sonrası çok rahattım. Baş dönmesi kusma vs hiçbirini yaşamadım.  Ta ki 34. haftaya kadar. 34. Haftadan sonra hareketlerim kısıtlandı. Bu durum beni çok rahatsız etti. Okulda derslerim genelde 4.katta oluyordu ve ben artık teneffüste 2. Katta ki öğretmenler odasına inemiyordum. Çok yoruluyordum artı branşım matematik olduğu için zaten 40 dk.nın büyük bir bölümünü ayakta geçiriyordum. 35.haftanın sonunda rapor aldım. Artık evde keyifle bebişimin gelişini beklemek istiyordum. Beklerken boş duramazdım. Yenidoğan fotoğrafları çekmek için kendim kostümler yaptım tabı netten izleyerek ve öğrenerek yapmaya kalkınca baya bir zaman harcıyorsunuz. Yine netten araştırarak bu yılın modası olan süslü sabunlar yaptım bebek ziyaretine gelenlere vermek için.  Müthiş eğlendim ve çok keyif aldım bunları yaparken tabı çok sevgili arkadaşlarımın da yardımıyla bir sürü şey yaptık. Hatıra defterini kendim süsledim. Kapı süsünü arkadaşımla birlikte yaptık. Kolonyasını bile süsledim. Bebeğimin her şeyinde el emeğim olsun istedim. Çok keyifli bir hamilelik geçirdim.

Doğumum nasıl gerçekleşecek?

Bu benım için çok zor bir soruydu. Her ikisinin de riskleri beni tedirgin ediyordu. 4 ay önce kız kardeşim epidural normal doğum yapmıştı onunda ilk bebeğiydı  ve doğum olayı 18.00 de başlayıp 23.00 de bitmişti. Zaten taş çatlasın 2 saat kendısı sancı cekmıştı kalanının duymamıştı bile ve  ertesi gün normal hayatına dönebilmişti. Ama benım korkularım çoktu normal doğuma karşı . 30. Haftamda  samsunda bir prof. a gittim .  (3. Ayımda oturup kalkarken kuyruk sokumum rahatsız etmeye başlamıştı. Küçükken kardeşimle oynarken kanepeden düşmüştüm o zamandan beri kuyruk sokumu acım vardır. Düz zemine oturamam. Kendi doktoruma bu problemden bahsettiğim de kendisinin yorum yapamayacağını bir ortopedi doktoruna gitmemi söylemişti. Benım merakım normal doğumda bir sorun olur mu idi.) samsundaki doktor  çatı muayenesinin mutlaka yapılması gerektiğini  normal doğumda kuyruk sokumunun büyük rolü olduğunu zor bir doğum olursa bebeğin tehlikeye girebileceğini artı kuyruk sokumu zedelenmesi  sonucu uzun sure ustune  rahat bir şekilde oturamayacağımı ifade etti. Bende 2 ortopedi ve 1 fizik tedavi uzmanı ile görüştüm . görüştüğüm doktorlar normal doğ yapmamın riskli olduğunu ifade ettiler. Kendi doktoruma bunları anlattığımda “bi şey olmaz hıç sancısı olmayanlarında bazen norml doğ da  kuruk sk. Zedelenebiliyor. Çok çok 2-3 hafta simite oturusun “ dedı. Doktorumun bu tavrı beni cok üzdü.  Bende doktorumu değiştirdim. İlk doktoruma geri döndüm.( hamilelik boyunca birkaç doktora gittim. Kiminin iletişimi çok ıyı ama yeterli deneyimi yok kiminin ameliyat hataları çok kimiside konuşmaz belki yuzunede bakmaz sorarsın azarlar ama tecrübesi çok profesyonel  vs  en sonunda bu konuşmayan seni umursamayan ama tecrübesi ıyı olana devam ediyordum fakat az once  bahsettiğim kuyruk sk olayında benı umursamaz davrandığı için ilk doktoruma gitmeye karar verdım. İlk dok. Durumu değerlendirdiğin de  sezaryen olamam gerektiğini ifade etti. Hem iletişimim iyiydi gece  2 de bile arayabiliyordum. Dok. Seçimide çok zor  ve buyuk şans bence hsta dokt uyumu önemli bu da ayrı konu…

38 art 3 de yanı 8 Ocak da ameliyata karar verdik. Sabah 9 da hastanede oldum 11 de odamıza çıkabildik. Odamı kendim süsledim arkadaşlarımla ameliyatı düşünmemek için oyalanıyordum hem de kendim yapmak istedim neden bilmem… Hemşireler serum yolu takmaya geliyorlardı ben işim bitmedi 15 dk sonra yapsak gibi konuşmalarla onları oyalıyordum. Neyse 12 de serum takıldı 13.00 da ameliyathanedeydim.  Doktor ile olan iletişimime güvenerek telefonumu da aldım yanıma. Ameliyatımda 2 öğrencim vardı (eski öğrencilerimden)  bebişimin ve benim ilk buluşmamızı görüntülediler.  Ağlamasını duymayı bekledim hep ameliyat sırasında duyunca öyle rahatladım ki bıraktım kendimi. Sonrasını hatırlamıyorum fena uykum gelmişti. Ameliyat haneden çıkınca beni bekleyen teyzem ve birkaç dostum vardı. Ne eşim ne de annem yoktu o an çok garipsedim durumu nedenini 2 gün sonra anlayacaktım J

Neden beni bekleyen yoktu?

Bebekler karışmış ve yanlış bebek gelmiş odamıza şaka gibi. Ameliyattan çıkıp yeni doğan ünitesine götürürken bebişimi göstermişler bembeyaz top gibi kızım. E fotoda var ellerinde odaya gelen bebekse esmer ve ağzından burnundan köpükler geliyormuş. Annem bir türlü kabullenmemiş eşim de şaşkın karar veremiyormuş. Sonunda annem farketmiş ki başka kıyafetler var üzerinde bu arada bebeğin kıyafetlerinin farklı olmasından anlıyorlar kayınvalidem de annem de tanıyamıyor kıyafetleri,  gelen bebek bizim sanıyorlar sadece yanlış kıyafet giydirilmiş diye düşünüp teyzemi doğumhaneye gönderiyorlar. Teyzem eşyaları isteyince o esnada benim beyaz top gibi kızımı görüyor ve durum anlaşılıyor. Kızı kapıp hemşireden bizim odaya çıkıyor bu arada annemler gelen bebeği soyunca kolundaki künyede başka isim yazıyor onlar da orda çıldırıyor. Teyzemin peşinde o bebeğin babaannesi geliyor. Neyse ki kavuşuluyor kızımıza o bebeğe çok üzüldüm gerçekten. Dünyaya gelir gelmez ilk şanssızlığını yaşadı umarım son olur. Aklıma geldikçe dua ediyorum. Bu arada o bebeği küveze alıyorlar solunum sıkıntısı yaşadığı için. Ya bizimkilerin elinde bir şey olsaydı o bebeğe ne olacaktı kim verecekti hesabını? Kayınpederim başhekime şikayet ediyor ne oldu son durum bilmiyorum. Bende 2. gün öğreniyorum bu olayı. Çok kızdım ve çok üzüldüm o bebek için.

   
 
       
Yorumlar
   
Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı 
 
Yorumlar Yaz  
   
Adınız Soyadınız
Yorumunuz