Yukarı Çık

Hoşgeldin Ilgaz Bebek

      Eklenme Tarihi :06.07.2015 22:43:22 Okunma Sayısı :2567          
 

Hoşgeldin Ilgaz Bebek

Hayalini kurduğum en özel şey, bebeğimi normal doğumla dünyaya getirip; o sihirli dakikaları birlikte yaşamaktı. Suni sancı,epizyotomi, damar yolu gibi müdahale olmaksızın bebeğimi suda dünyaya getirmek için, her türlü donanıma sahip olmaya çalışıyordum: Nefes egzersizleri, yoga,sancı dalgalarıyla baş edebilmek için çeşitli konsantrasyon teknikleri…

Ancak daha 33 haftalıkken, Ilgaz bebek dünyaya gelebilmek için ilk hamlesini yaptı ve 30 Ocak 2014 gecesi 23.30 civarı su kesem patladı.Hamileliğim süresince tamamen hazırlıksız olduğum tek şey sanırım erken doğumdu. İlk anda tabi ki bir panik dalgası ve kocaman harflerle beynime üşüşen EYVAH çığlığı! Neyse ki ilk dakikaları atlattıktan sonra; önce eşimi uyandırıpsonra doktorumu aramak aklıma geldi. Eşime sorarsanız, o hastane yatışişlemleri tamamlanıp, odamıza yerleştikten sonra, bu durumun yanlış alarmolmadığını kabul ettiğini samimiyetle size söyleyecektir.

Evet doğum başlamıştı ve biz buna hiç hazırlıklı değildik. Dahabir aydan fazla bir zamanımız yok muydu bizim? Şimdi düşünüyorum da o bir ayaneler neler sığdırmaya çalışacakmışım… Acemilik işte!

İlk muayenem yapıldıktan sonra doktorumun doğumu birkaç gün geciktirebileceğini söylemesi, beni inanılmaz mutlu etmişti. Henüz kesemde su vardı, bu da bebeğimle birlikte birkaç gün daha birlikte zaman geçirebileceğimizi gösteriyordu. Açıkçası henüz bebeğimi başkalarıyla paylaşmaya hazır değildim…

31 Ocak 2014, akşam saatlerine kadar her şey normaldi aslında. Doktorum arada kontrole geliyor, hemşireler ilaçlarımı düzenli almamı sağlıyorlardı. Sözde hiçbir müdahale olmaksızın yapmak istediğim doğumum, bir anda çok müdahale gerektiren bir doğum olmaya başlamıştı. Bu durum canımı fazlasıyla sıkıyordu ama “her şey bebeğimin sağlığı için” diye düşünerek kendimi telkin ediyordum. 

Başta söylediğim gibi bu duruma tamamen hazırlıksız olduğumiçin tüm kontrolü doktoruma bırakmıştım. Mesai bitiminden önce son kez NST yebağlanıp, durumun stabil olduğunu öğrenince doktorum hastaneden ayrıldı. Biz deeşimle hastanede kaldık, akşam yemeğini yerken, pazartesi günü doğum içinplanlar yapmaya başladık; oda süslerimiz, şekerlerimiz, cup cake’ler,  doğum başlıyor diye telaşlandıracaklarımız veen önemlisi o anı ölümsüzleştirecek arkadaşlar… Bu planları yaparken nereden bilebilirdik ki, bebeğimizin odasını bile süslemeye vaktimiz olmayacağını?

Akşam yemeğinden sonra başlayan kasılmalarım, gittikçe sıklaşmaya başlamıştı. Bir saat içerisinde iyice şiddetlenmişti. Sancıların biranda bu kadar sıklaşması ve hiç geçmeyen kasılmalar yaşamaya başlamış olmam,doktorları endişelendirmiş olacak ki bir anda kendimi sancı odasında buldum.Evet miniğimiz doğum kanalına girmişti. Ancak anormal şekilde devam eden sancılar benim ve bebeğimin kalp atışlarını zayıflatıyordu. Doktorum bu durumda normal doğum yapmamın riskli olduğunu söylediğinde düşündüğüm tek şey; bu sancılardan bir an önce kurtulup bebeğimi sağlıkla kucaklayabilmekti. Ancak bir sorun daha vardı, yemek yemiştim ve tok olduğum için anestezi almam tehlikeli olabilirdi. Bu arada başlayan mide bulantılarım imdadıma yetişti.

31 Ocak 2014, saat 20.45 ve biz ameliyathanedeyiz; bebeğime kavuşmaya sayılı dakikalar var… Öyle soğuk ki burası, ağrılardan yorgun düşen bedenim tir tir titriyor… En son dakikalarda karar verdiğimiz spinal anestezi için omiriliğime iğne yapılması gerekiyor ama şiddetli titreme anestezistin işini zorlaştırıyor, nihayet üçüncü denemede tüm kasılmalar, ağrılar bir anda son buluyor. birkaç dakika içinde minicik bir çığlık kaplıyor o buz gibi odayı;içimi sıcacık yapan bir çığlık… Nihayet miniğim kollarımda, tarifi imkansız,sihirli anlar… Ağlamakla gülmek arasında bir yerdeyim… Hoşgeldin Ilgaz bebeğim… 

 

   
 
       
Yorumlar
   
Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı 
 
Yorumlar Yaz  
   
Adınız Soyadınız
Yorumunuz