Yukarı Çık

Sünnet Ne Zaman Yapılmalı

      Eklenme Tarihi :14.07.2013 13:08:46 Okunma Sayısı :8635          
 
Daha hamileyken başladım bebek sünnetini araştırmaya.  Şirkette de bebekliğinde oğlunu sünnet ettirmiş birkaç arkadaşım vardı. Onlara nasıl olduğunu, bakımını, iyileşme sürecini sorup durdum. Kesinlikle bebeklikte yapılan sünneti, özellikle iyileşme sürecinin kısa olmasından dolayı tavsiye ediyorlardı. Bir yandan da internetten araştırmaya devam ettim. Uzman TV’ de ‘yenidoğan sünnetini’ anlatan Prof. Dr. Nüvit Sarımurat’ı defalarca dinledim. Bebeğin doğumuyla ilk 20 gün içinde yapılan sünnetin yenidoğan sünneti olduğunu; bakımının hastanede yapıldığı için avantajlı olduğunu, birkaç günde iyileştiğini detaylarıyla anlatıyordu. Eşimle de konuşup bebekken sünnet yaptırmaya karar verdik. 

Doğumum, çok aceleye geldiğinden ve oğlum küçük doğduğundan yenidoğan sünneti yaptırmak istemedim, biraz daha toparlansın istedim. Daha önce bebekken sünnet yaptırmış olan arkadaşlarım ilk 6 aya kadarki zamanda sünnet yaptırmamı tavsiye etmişlerdi. Ben de bu dönemi kaçırmak istemiyordum. Mete 5 aylık oldu ve gelişimi çok iyiydi; o da biz de hazırdık sünnete. 

Aile doktorumuza, hemşiremize danıştık, sonra çocuk doktorumuza; hepsi bebek sünnetini tavsiye ediyordu. Daha sonra Kanuni Sultan Süleyman hastanesinde çocuk cerrahıyla görüştük. Eşimin bazı endişeleri vardı, doğru zaman olup olmaması ve bebek diye yanlış kesim vs. olmasından çekiniyordu. Ben de sadece bir sünnet derisi için minnacık bir bebeğin genel anestezi olmasından endişeliydim. Doktor, her şeyi gayet güzel izah etti. Öncelikle oğlumu genel bir muayene, sonra da pipisini muayene etti. Herhangi bir darlık olmadığını, her şeyin normal olduğunu, sünnet yaptırmaya bir engelimiz olmadığını söyledi. Yanlış kesim için de; ürologların bile günümüzde bebek sünnetinde çok iyi olduklarını ama bebek olduğu için yine de çocuk cerrahları tarafından yapılmasını uygun gördüğünü söyledi. Sünnetin bazı psikolojik travmalar yaratmaması için; 1 yaş küçük bebeklere ve 6.5 yaşından büyük çocuklara tavsiye ettiklerini; özellikle bebekler için lokal anesteziyi önerdiklerini söyledi.

Bu sefer bebek sünneti üzerine çok şey okudum. İdeal yaş, en uygun ay ve nedenleri. Bu konuda yapılmış bence en bilgili, en açık, en detaylı site Doç. Dr. Mahmut Ferda Şenel’in www.bebeksunnet.com sitesi. Konuyla ilgili bu siteden alıntılar:

Sünnetin ideal yaşı oldukça tartışmalı bir konudur. Kimi psikiyatrisler 1-6 yaş arasını sünnet için sakıncalı bulurken, kimileri de 2-4 yaş aralığını önermezler. Sünnetin ideal yaşı konusunda psikiyatrislerin genel kanısı, ya 1yaş öncesi ya da 6 yaş sonrasında yapılması olarak özetlenebilir. Bu konudaki önerilerin tamamı, yüz yılı aşkın bir süre önce Dr. Sigmund Freud'un ortaya koyduğu  “kastrasyon anksiyetesi” teoremine dayanır. Bu teoriye göre, fallik dönem denilen 2-6 yaş arasında, erkek çocuğun annesine beslediği cinsel içerikli duygular ve babasına karşı duyduğu öfke çocuğun onlarla çatışmasına neden olur. Baş düşman olarak gördüğü babanın kendisine zarar vereceğini düşünür. Çünkü baba cezalandırıcıdır. Babanın kendisini cinsel organından yoksun bırakacağından korkar. Freud bu korkuya ” kastrasyon anksiyetesi ”, yani hadım edilme korkusu demiştir. Sonraki yıllarda, bu teorilerden yola çıkan davranışbilimci psikiyatrist ve psikologlar, bu dönem içerisinde sünnet yapmanın kastrasyon anksiyetesine sebep olabileceği tezini öne sürüp, aralığı da biraz genişletmek suretiyle, bir yaş sonrası ve 7 yaş öncesinde yapılacak sünnetin çocuğun ileriki hayatında psikolojik sorunlara yol açacağını belirtmişlerdir.

Bebeklik döneminde, hangi ay olursa olsun, sünnet ileriki yaşlara göre daha avantajlıdır. Ancak, ilk üç ayın ve özellikle yenidoğan döneminin büyük avantajları vardır. Bu avantajlar temel olarak şunlardır:

1.İlk birkaç ay içerisinde bebeklerin ağrı eşiği oldukça yüksektir. Bu dönemde yapılan sünnetlerden sonra çok daha az ağrı kesici ilaç kullanılır. İlk 2 ay, tek bir ilacın (parasetamol) birkaç kez verilmesi genellikle yeterli olmaktadır. Daha büyük bebeklerde, ek olarak ikinci bir ilacın kullanılması gerekir ve ağrı kesici verme süresi uzar. 

2.Erken bebeklik döneminde, özellikle ilk birkaç aylık bebeklerde yara iyileşmesi son derece hızlıdır. Genellikle 10 gün içerisinde kabuklar dökülür, şişlikler ve kızarıklıklar kaybolur. Bu süre daha büyük bebeklerde birkaç haftayı bulur. 

3.İlk üç ay içerisinde, bebeğin kasık bölgesinde ve pipi etrafında fazla yağ dokusu bulunmaz. Bebek kilo almaya başladıkça, özellikle ikinci aydan sonra bu bölgelerde kalın bir yağ dokusu oluşmaya başlar. Yağ dokuları kalınlaştıkça pipi, bunun içerisine girme eğilimi gösterir. Sünnet sonrası, pipinin yağ dokularının içerisine girmesi nedeniyle yara pipi üzerinde kapanarak daralma eğilimi gösterir.  Pipi gömülmesi denilen bu durum bebeklik döneminin ilk üç ayında görülmez.

 
4.Sünnet sonrası en azından ilk 2 gün, bebeklerin pipi üzerine yatmamaları gerekir. İlk üç ay, bebeklerde yan dönme hareketi yoktur. Yani bebeği sırt üstü bıraktığınızda sürekli o pozisyonda yatar. Bu dönemde bebeklerin uyku pozisyonu da genellikle sırt üstüdür. İlk üç ayda, bebeklerin yüzüstü dönme riski olmaması anneye son derece büyük bir bakım kolaylığı sağlar. 

5.Bebeğin ilk ayları, yoğun gaz sancısının olabildiği ve uzun süre kesintisiz uyumadığı bir dönemdir. Erken bebeklik döneminde, anne gündüz veya gece boyunca aralıklı olarak bebeği emzirir, altını değiştirir. Bu nedenle, sünnet sonrasında bebeğe verilecek bakım bu dönemde anneye ek bir yük getirmez. Ayrıca, sünnet sonrası kullanılan ilaçlar bebeğin gaz sancılarını da hafifletecektir. 

 Bir de arkadaşlarımın bebeklerini sünnet eden özel bir hastanedeki çocuk cerrahıyla görüştük. Devlet hastanesinde görüştüğümüz doktorla aynı şeyleri söyledi. Biz de doktorla 12 Nisan 2012 tarihi için randevulaştık. Mete tam 5.5 aylıktı. Babaannemizle dedemiz de geldiler. Hep beraber hastaneye gittik. Doktor 15-20 dk. süreceğini söyledi; biberonu, emziği ya da bir oyuncağı olup olmadığını sordu. Hiç bir şey getirmemiştik, o zamanlar Ajda Pekkan’ın gürültülü müziği Yakar Geçerimle uyuduğundan telefonla onu dinlettiler. Mete’nin yanında eşimle kayınvalidem vardı. Babamla ben dışarıda bekledik. Zor bir bekleyişti, girdiğinden beri ağladı, ben de dışarıda ağladım. Nihayet bitti. Reçetedekileri de alıp eve döndük.

   
 
       
Yorumlar
   
Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı 
 
Yorumlar Yaz  
   
Adınız Soyadınız
Yorumunuz